H&M LIFE

Moda hikâyesi

Yazın vazgeçilmezleri

Gardırobu başarıyla tazelemenin sırrı küçük detaylarda gizli.

Fotoğraflar: Marcus Ohlsson
Styling: Naomi Itkes

1. Şort

Olgunlaşan batik bu cesur şortta degrade renklere dönüşüyor.

2. Çanta
Desenli bir portföy çanta, boho tarzı ya da klasik şıklığın temel taşlarından biri.

3. Bikini

Kontrast renkte sevimli fiyonk, sade bikiniyi daha da çekici kılıyor.

4. Güneş şapkası
Hem güneşten koruyor, hem de şahane görünüyor. Bu yaz hasır siperlikleri tercih edin.

5. Küpe
Uzun, sallantılı küpeler her kıyafete ayrı bir cazibe katacak.

6. Ayakkabı
Bilekten bantlı platform topuklularla gece gündüz parlayın.

Tüm kıyafetler H&M’e aittir.

Moda hikâyesi

Göz alıcı parlak renkler

Enteresan spor kesimler ve parlak renk kombinasyonları. Şık bir yaz için grafik tarzda giyinin.

Fotoğraflar: Camilla Åkrans
Styling: Clare Richardson

Tüm kıyafetler H&M’e aittir.

Haberler

Bavul dersleri

Moda dünyası tatile giderken yanına ne alıyor?

“Mavi beyaz desenli Marni mayom ve We Are Handsome bikinim. Ayrıca düz sandaletler, pembe güneş gözlüğü ve yüzüm için de Chanel güneş kremi” – Hanneli Mustaparta, blogger ve fotoğrafçı

“Bol ve günlük yazlık elbiselerle daha dar ve zarif gece elbiselerini karıştırıyorum. Artı favori sandaletlerim, Brezilya kesim bikini, Tom Ford güneş gözlüğü ve yüksek faktörlü güneş kremi.” – Tallulah Harlech, model ve aktris

“Sekiz kitap, organik güneş kremi, dört bikini, Panama şapka, iki tişört, deri parmak arası terlik ve bir de dalış elbisesi!” – Gaia Repossi, mücevher tasarımcısı

“Çeşitli jean tonlarında ve file Rivieras ayakkabılar, bir iki şort ve birkaç tane tişört. Ayrıca rüküş desenli gömlekler de tatil yerleri için birebir!” – Tommy Ton, sokak modası fotoğrafçısı

“Smokin ceket, beyaz motorcu ceketi, beyaz jean. Derin yakalı tişörtler. Kokulu mum ve tütsüler. Chateau Marmont mayom. Ve kızım Blue için ekstra bir saç fırçası.” – Johan Lindeberg, yaratıcı yönetmen, BLK DNM

Şimdi moda

Daima boho

Boho tüm çeşitlemeleriyle kendini sürekli baştan yaratan ölümsüz bir stil oldu. Eskiden zengin ve seçkin kitleyle özdeşleşen tarz şimdi yaz ruhunun özü haline geldi. Peki neden? Öğrenmek için köklerine uzanıyoruz.

İ/Y 2012 koleksiyonlarına baktığınızda déjà vu yaşarsanız endişelenmeyin. Bohem tarz geri geldi. Jonathan Saunders, Stella McCartney ve Clements Ribeiro’nun pijama stili kesimlerinde, Valentino ve Rodarte’nin koleksiyonlarında masalsı bir ilhamla zarif romantik elbiselere dönüşen doku, süsleme ve desenlerde hissedildi. Küresel bir çıfıt çarşısını andıran bu giyim tarzı Haider Ackermann’ın modellerinde kat kat giysiler, Jil Sander ve Pucci’de şal deseni ve Peter Pilotto’nun Endonezya tatilinden esinlendiği koleksiyonundaki gibi canlı desenler şeklinde görüldü. Hatta Christopher Bailey’nin kabile desenleri, hasır ve bağlamalı kesimler kullandığı Burberry Prorsum’da bile kendini gösterdi. Peki, bütün bu temaları birleştirirsek ortaya ne çıkıyor? Yeni bir bohem tarz kapımızı çalıyor.

Öyle ya da böyle hepsini daha önce görmüş olduğumuz için bu daha çok eski ve sevdiğimiz bir dostumuzun geri dönüşü gibi. Bohem, ya da kısaca boho tarzı her sıcak mevsimle birlikte bir kez daha geri gelen ölümsüz bir stil haline geldi. Yaz mevsimini bu kadar iyi ifade eden bir tarz daha yoktur herhalde.

Ama bir klasiğin geçerliliğini koruması için kendini baştan yaratması gerekiyor. Şimdi bohem tarz en iyi sonucu kontrastlarla bir arada veriyor. Moda habercisi Lucie Greene “Kabile desenli bir elbiseyi sade beyaz tişört gibi ultra modern bir parçayla giymek çok eğlenceli” diyor. Stilist Sara Hassan da “Çağdaş bohem daha yetişkin ve sade bir silüete sahip” diye ekliyor. “Bırakın sade kalsın, çakışan desenleri de zarifçe kullanın.”

Yeni bohem tarz herkese uygun bir karışım yaratmak üzere, dünya gezgininden vintage şıklığına farklı etkileri bir araya getiriyor. Bir zamanlar jet sosyetenin lüks trendi sayılan boho artık erişilebilir hale geldi. İhtiyacınız olan tek şey biraz hayal gücü. “İbiza esintili boho tarzını artık geride bıraktık” diyor Greene. “Yazın boho tarzı çok daha kentli ve taptaze. Tropik desenler, kabile motifleri ve gösterişli akışkan kesimler de işin içine giriyor ama kostüm gibi de durmuyor.”

Gerçekten de öyle – kanıt arıyorsanız şimdiden giyen kızlara ve birbirinden farklı yaklaşımlarına bakın. Tasarımcı Charles Anastase’ın kalıplara sığmayı reddeden ilham perisi, model ve stilist Valentine Fillol-Cordier uzun katlar ve eskiden kalma kösele ayakkabılar giyiyor. Josephine de la Baume vahşi kızıl yelesi ve klasik tarzıyla bohemliğe romantik bir dokunuş katıyor. Lou Doillon ise erkeksi kesimleri seksi modellerle birleştiriyor.

Bugün stil düşlerimizin ilham panolarını süsleyen bu kadınlar elbette geçmişe gönderme yapıyorlar. Bohem ikonlar yüzyılı aşkın bir süredir kalıpların biraz olsun dışında tarzlarıyla bizleri büyülüyor. Vanessa Bell’in el işi esintili Bloomsbury tarzından Zelda Fitzgerald’ın boncuklu parti elbiselerine, Granny Takes A Trip’ten giyinen Londralı kızlardan psikedelik 60’lara, Stevie Nicks ve Kate Bush’un flu görünümlü 70’ler romantizminden yakın geçmişte Miller’ın boho tarzına, hayal gücünü ateşleyecek sayısız kaynak var.

Göz atılması gereken bir başka isim de Loulou de la Falaise. 60’lardan itibaren Yves Saint Laurent’in ilham perisi olan Loulou geçen yıl hayatını kaybettiğinde New Yorker onu “Rive Gauche modasının tartışılmaz lüks bohemi” diye andı.

Kalıplaşmış kurallardan çok kişiliğe dayandığı düşünülürse bohemliği sınırsız farklı şekillerde yorumlamak mümkün. Anlayacağınız bohem tarzda doğru ya da yanlış yok, sadece sizin tercihleriniz var… Harika olan da bu zaten.

Rahat ve şen şakrak bir tarz hepimizin benimseyebileceği bir yaklaşım – özellikle de yaz aylarında. Gördüğünüz gibi bohem tarz klişelerden ibaret değil, bunu çoktan aştı ve tekrar köklerine döndü. İşin sırrı benzersiz olmak; yani birebir kopyalamaktan kaçınmak şart. Sonuçta boho ruhu, hakiki ve özgün olmak, yalnızca kendi stil içgüdülerinizle kendi yolunuzu çizmek demek. Saint Laurent, de la Falaise ile ilk tanıştığında onun restoran peçeteliğini bilezik olarak kullandığını görünce kendinden geçmişti. Bundan böyle giyinirken bunu hatırlayın ve kıyafetlerinizle eğlenmeye bakın. Hassan, de la Falaise için “istese karanlıkta bile giyinebilirdi” diyor. Onun sezgileri böylesine cesur ve korkusuzdu işte. Siz de bu trendle kendinize bir şans verin, belki bu yaz siz de bu klasik bohem tarzın kendinize özgü bir versiyonunu yaratabilirsiniz.

H&M’den giyim ipuçları

Yaz aşkı

Hafif ve bol üstler, uzun elbiseler ve plaj saçları yaz tarzının müjdecisi.

1. Batikte sadelik
Batikher zaman psikedelik olmak zorunda değil. Minimal olarak kullanıldığında gayet sofistike görünebilir. Hele de özel dikim bir şortla bir araya geldiğinde.

2. Davetkar degrade
Degrade renkler sezonun büyük trendi. Peki, cesur bir şortla denemeye ne dersiniz? Maksimum etki için bol bir üstle birleştirin.

3. Jean cazibesi
Altına giyeceğiniz bir jean gömlekle uçuş uçuş bir uzun elbiseye daha sert bir hava verin. Süslü püslü ayakkabılar ve lazım olduğunda saç bandı yerine de geçen bir fularla ekstra cazibe katın.

4. Püsküller içinde
Püsküllü bir yelekle haute hippie tarzını yakalayın. Yapılı ama sevimli dolgu topuklarla modern bir hava verin.

Tüm kıyafetler H&M’e aittir.

Stile bakış

Özgür ruhlar

Haute hippie tarzınıza bir parça da sıra dışı rock ‘n’ roll havası kattınız mı yazı yakaladınız demektir.

Yaz dendi mi akla uçuş uçuş uzun elbiseler, iddialı sandaletler ve dalga dalga saçlar geliyor, öyle değil mi? Ve bu sezon moda dünyası öne çıkan batik kumaşlar, çarpıcı renkler ve psikedelik desenlerle bir haute hippie patlaması yaşıyor. Ama yalnızca boncuklu kolyeler ve Woodstock tarzı İspanyol paçalardan ibaret değil. Dikkate alınması gereken bir rock ‘n’ roll etkisi de söz konusu. Bu defa karışıma dar jean pantolon ya da eskimiş deri bir ceket eklemeyi hayal edin.

Doğal ve seksi Isabel Marant kızı buna mükemmel bir örnek. Onun batik jean’leri, kır bluzları ve işlemeli yelekleri; mikro mini etekler, kocaman motorcu ceketleri ve delikli atletlerle zahmetsizce bir araya geliyor. Modelleri çamur deryası bir podyuma boyundan bağlı uzun elbiseler, kısa jean ceketler ve plastik çizmelerle çıkaran DSquared2, Woodstock’la Glastonbury karışımı bir hava yarattı. Öte yandan Matthew Williamson’da rastlamaya alıştığımız uzun şifon elbiseler ve eğlenceli desenler, blazer ceket ve parkalarla daha sert bir hava kazanmıştı.

Tabii bu trendi özetleyen tek bir stil ikonu seçmemiz gerekseydi bu Stevie Nicks oldu. Şarkıcı ve şarkı yazarı Nicks uzun sarı saçları, şifon etekleri ve püsküllü şallara olan merakıyla özellikle 70’lerin önemli müzik ve stil etkilerinden biriydi. Ama 15 santimlik platform çizmeleri sayesinde asla hanım hanımcık görünmezdi. Öyleyse siz de Stevie’den ilham alın ve yaz mevsiminin hippi modasına duyduğu aşkı kucaklayın. Kesinlikle şimdi ve burada görünen bir tarz için bir doz rock ‘n’ roll isyanı ekleyin.

FLASH PLAYER GÜNCELLEME

Videoyu görüntülemek için Flash Player’ınızı güncellemelisiniz. Gerekli Flash Player’ı buradan ücretsiz indirin.

H&M Life video

Plaj gençliği

Sörf etkisinin her yeri sardığı bu sezonda dünyaca ünlü fotoğrafçı David Mushegain kendisi gibi Kaliforniya’lı kızlar ve erkeklerle dalgaların cazibesi üzerine sohbet ediyor.

Kişisel tercihler

Aynı şeyden yalnızca bir tane almak gibi bir kuralım var. Ama nedense siyah botlara karşı bir zaafım var.

Sahibi Jayne Min’e sorarsanız Stop it Right Now, moda dünyasına dair kendi bakış açısına göre “aşırı güzel ve aşırı çirkin şeylerin” bir derlemesi. Bu kaygısız ve muhteşem blog, Los Angeles’ta yaşayan bir giyim tasarımcısı ve eski bir kaykay tutkunu olan Jane’in gündelik ve lüks modaya tomboy dokunuşlu yaklaşımını sergiliyor. Kişisel favorilerinden bazılarına aşağıda göz atın!

1. Japon tırnak süslemeleri
Genelde monoton ve sıkıcı giyindiğim için tırnak süslemeleri daimi iddialı aksesuarım. Artık benimle özdeşleşti denebilir.

2. Teknolojik aletler

Yaratıcı bir alanda çalışıp boş zamanlarımda da blog tuttuğum için teknolojik aletlerle sarılmış haldeyim. Eskiden çok gördüğüm bir ihtiyaç şimdi hobi haline geldi.

3. Siyah botlar

Aynı şeyden yalnızca bir tane almak gibi bir kuralım var. Mesela iki siyah eteğim ya da iki siyah blazer ceketim olamaz. Ama nedense siyah botlara karşı bir zaafım var. Her biri aynı kıyafete ayrı bir hava veriyor ve farklı bir amaca hizmet ediyor.

4. Köpecikler

Her gün beni izleyen bu iki şirin surat, yani Kuma ve Pepper olmasa hayat çekilmezdi. Kuma, Kanye’ye resmen hayran!

5. Sandro Majestueux leopar desenli palto
Moda denince iki zaafım var o da siyah botlar ve acayip paltolar. Berlin’den son aldığım palto bu. Sürekli rastlayıp durunca kader bana bir şeyler anlatmaya çalışıyor diye düşündüm. Kadere kulak vermek önemlidir.

6. Kaykaylı Candies iPhone kapağı
İlk gerçek aşkım kaykaya küçük bir selam. Kesinlikle kullanışlı değil ama beni oldukça iyi özetliyor.

7. Hermès Collier de Chien yüzük
Takıya ve aksesuara meraklı kızlardan değilim ama bu benim vazgeçilmez gündelik yüzüğüm. Ayrıca duygusal değeri var.

Moda hikâyesi

L.A. Skate Girl

Acayip havalı ve inanılmaz şık. Los Angeles’ın kaykaycı kızları boho, sokak tarzı ve spor karizma karışımı kıyafetleriyle şehirdeki kaykay parklarının yolunu tutuyorlar. Onlar bugünün tipik Kaliforniya kızları.

Fotoğraflar: David Mushegain

Tüm kıyafetler H&M’e aittir.

Moda hikâyesi

Yaşasın! Tatil!

Tropik desenler, genç bir Hollywood yıldızı, retro kesimler ve modern pencereler. İşte bu yaz rahat retro cazibesini yakalamanın yolu.

Fotoğraflar: Camilla Åkrans
Styling: Clare Richardson
Model: Edita Vilkeviciute
Saç: Ali Pirzadeh
Makyaj: Ignacio Alonso

Tüm kıyafetler H&M’e aittir.

Paparazzi şıklığı

Rock ruhu

Rock tişörtü her ünlünün gardırobunda asi ve şık bir tamamlayıcı.

Favori ünlülerimiz tarzlarına rock havası katmak istediklerinde doğal olarak rock tişörtlerine yöneliyorlar! Konser hatırası olsun olmasın, temel özellikler çarpıcı bir logo ve olabildiğince yumuşak bir kumaş. Juliette Lewis ve Agyness Deyn gibi deri ceket ya da ekose gömlek altına giyerek aksesuarlarınızın kalanına bağlı olarak şıklık ya da sadelik kazanan klasik bir rock tarzı elde edebilirsiniz. Ya da kendininkini büyük beden kolej montu, dize kadar çorap ve saçında eşarpla kullanarak rock tişörtüne ekstra farklılık katan Rihanna’yı örnek alın. Tabii eskimiş tişörtlere bile seksilik katmayı başaran biri varsa o da Rosie Huntington-Whiteley. Amerikan bayraklı kesik kısa tişörtü yalnızca o meşhur karın kaslarını değil rock tişörtünün uysal yanını da sergiliyordu. Peki ya siz, tişörtünüzde hangi şık yıldızdan esinleneceksiniz?

Şimdi moda

Modanın kalbi sokakta atıyor

Yıllar boyunca moda dergilerinin arka sayfalarına hapsolan sokak fotoğrafçılığı şimdi moda haftalarında yıldız rolüne aday. Moda endüstrisi çalışanları birer şöhret, giydikleri kıyafetler ‘vazgeçilmez’ oldu. Peki, sokak modasında sırada ne var?

Anna Dello Russo eskiden Paris Moda Haftası’nda günde beş defa kıyafet değiştirmezdi ama şimdi değiştiriyor. Peki neden? Sokak fotoğrafçıları ordusu şöhretini beslemeye devam etsin diye. Birkaç blogger’ın şık yabancıları fotoğraflamasıyla başlayan internet fenomeni gitgide bir paparazzi çılgınlığına dönüştü. Defilelere gelen editörler, Jardins des Tuileries gibi şık podyum mekânlarının kapısında izdihama yol açabileceğini bile bile durup poz veriyorlar. Sokak modası birdenbire endüstrinin çehresini değiştiren bir ticarete dönüşüverdi. Yığınla fotoğrafçının stilistleri arabalarından defilelere kadar kovalaması çok da şaşırtıcı değil.

Moda dünyasında yepyeni bir sayfa gibi görünse de sokak modası fotoğrafçılığı aslında yeni bir olay değil. Fotoğrafçılar sokakta giydiğimiz kıyafetleri internetin icadından çok daha önce fotoğraflıyorlardı. Eugène Atget ve Henri Cartier-Bresson gibi foto muhabirleri 20. yüzyıl boyunca insanların gündelik yaşamlarını belgelediler. Seksenlik fotoğrafçı Bill Cunningham’ın çektiği şık New Yorkluların fotoğrafları 1978 yılında yayınlanana kadar da sokak fotoğrafçılığı modanın ilgisini çekmedi. 80’lerde trend dünyasının kutsal kitabı, İngiliz i-D dergisi, clubber’ların boy fotoğraflarını The Straight Up başlığıyla yayınlayarak sokak modasını, moda dergilerinin doğal bir parçası haline getirdi.

The Sartorialist’in efsanevi yaratıcısı Scott Schumann’ın kendisi de en iyi giyinenler listelerinde sıkça başı çekiyor. GQ ve Vogue için de çalışan Schumann şöyle diyor: “Sokak fotoğrafçılığının en iyileri Bill Cunningham döneminden bu yana pek değişmedi. Hatta Cartier-Bresson’dan beri. Paylaşmaya çalıştıkları kişisel vizyon hâlâ aynı, değişense görsellerle etkileşime geçme hızımız. iPhone’lar sayesinde herkes kendi çapında bir Cartier-Bresson olabiliyor.”

Sokak fotoğrafçılığı günümüzde yalnızca dergi içeriklerini etkilemekle kalmıyor, fotoğraflananların profilini de yükseltiyor. Stilistlik çalışmalarını bir kenara bırakırsak, Harper’s Bazaar Avustralya’nın moda editörü Christine Centenera, Garance Doré gibi etkili blogger’lar tarafından sürekli fotoğraflanmasa, belki de yeni kadın giyim koleksiyonlarında Kanye West’le çalışıyor olmayacaktı.

Bazı moda profesyonellerinin sokak modası bloglarına çıktıkları için değil de kendi bloglarıyla tanındığı düşünülürse tam tersi de geçerli denebilir. Tamu McPherson’ı muhtemelen All The Pretty Birds blogunun kurucusu olarak tanıyorsunuzdur, Grazia İtalya’nın moda direktörü olarak değil. Meşhur Hanneli adlı blogun ardındaki Norveçli güzel Hanneli Mustaparta da artık tam zamanlı modellik yaptığı günlere göre daha fazla modellik işi alıyor.

Bloglar geleneksel dergilerin moda yayıncılığını değiştirirken sokak modası da ilerledi ve sokak çekimleri baştan yaratıldı. Daima nicelik değil niteliğe önem veren, muhteşem bir kare tasarlamak için vakit ayıran Scott Schuman gibi öncüleri örnek alan yeni isimler, şimdi sokak fotoğrafçılığına özneye dair hikâyeler anlatan, çarpıcı bir editoryal hava kazandırıyorlar.

Brooklyn’li Bill Gentle, nam-ı diğer Backyard Bill “Kendimi tam bir sokak fotoğrafçısı gibi değil; moda, sokak modası ve portre fotoğrafçılığının bir karışımı gibi görüyorum” diyor. Gentle, Schuman ve Doré’nin tarzlarını bir adım ileriye götürerek sokak çekimini baştan yaratan yeni nesil bir blogger-fotoğrafçı. Öznelerini sokakta buluyor ama onları evlerinde ya da iş yerlerinde fotoğraflayarak yaşamlarıyla kişisel tarzları arasındaki bağlantıya odaklanıyor.

“15 yıl önce, daha böyle bir mecra yokken” Weir Diary adlı sitesi için modelleri iş dışında fotoğraflayan Andrew Weir, portre tarzında ilerleyen blogger’lardan bir diğeri. David McLean’in Shot by Shooter adlı blogu ise eksantrik karakterlerini şaşırtıcı kıyafetlerine yansıtan genç Londralıların portrelerine yer veriyor.

Bir başka parlayan yıldız da Maya Villiger. TurnedOut.tv’deki fotoğrafları moda kadar insanların karakterini de yansıtıyor. “Bence blogların ve sokak fotoğrafçılarının sayısı arttıkça kaybolan dürüstlüğe karşı ciddi bir talep var” diyor. “Sokak fotoğrafçılığının ve sokak fotoğraflarına bakmanın zevki asıl plansız çekildiğinde ya da dikkatle tasarlanmadığında çıkıyor. Yani tüm kusurlarıyla, olduğu gibiyken.”

Bütün bunlar sokak modasının gelecekte ünlü markaların bir listesi ya da bildik isimlerin paparazzi tarzı robot resimlerinden ibaret olmayacağını; bizi defilelerin ultra parıltılı sahne arkalarından alıp, kirli sokaklara geri götüreceğini gösteriyor.

H&M’den giyim ipuçları

Atletik arzular

Eklektik bir sokak havası için atlet, tişört ve şort gibi spor basic parçaları sadık jean pantolonunuz ve gömleklerle kat kat kullanın.

1. Ağartılmış
Çarpıcı bir kontrast yaratmak için yumuşak, ağartılmış bir jean gömlek alıp sahip olduğunuz en parlak mavi jean pantolonla giyin.

2. Atlete yatırım yapın
Kol oyuntusu geniş, kırçıllı gri bir atlet, her zaman olduğu gibi gömleğin içine değil de üzerine giymek için mükemmel bir katman.

3. Beyazın tam zamanı
Çıtır çıtır beyaz bir jean pantolon, çamurlu gri ve siyah tonlarının mükemmel ortağı.

4. Kısacası
Atlet içine uzun kollu giymeye alıştınız. Gerçekten cesursanız bir de iki şortu üst üste giymeyi deneyin.

5. Konuşan desenler

Çarpıcı dijital desenli bir tişörtü klasik beyaz gömlek üzerine giyerek ön plana çıkarın.

Tüm kıyafetler H&M’e aittir.

Stile bakış

Yaza hazırlanın

Kaygısız bir havası olan spor tarzlar son derece etkili.

Erkek giyimi denince spor daimi ilham kaynaklarından biri. Tasarımcılar bu sezon da aynı suya daldılar ve teknik kumaşlar ya da yapısal kesimlere fazlasıyla düşkün yaklaşımın aksine çok daha kaygısız bir stil ortaya çıkardılar. Basic tişörtler, rahat spor şortlar ve kol oyuntusu geniş atletler düşünün. Ama tepeden tırnağa dar kesimler; özel kesim blazer ya da tişört gibi zekice eşleştirmelerle birlikte spor karizmanın zirvesinde bir tarz.

Podyumlardan Damir Doma’yı özellikle örnek alın. Doma’nın bol ve kat kat modelleri bu sezon iyi kesimli, tek düğmeli blazer ceketlerle daha da şık bir hava kazanmış, ayrıca delikli örgüler yapısal kesimli, ince tunik ve şortlar üzerinde kat olarak kullanılmıştı. Öte yandan Savile Row tasarımcısı E. Tautz da resmi kesimlerine daha rahat bir hava verebileceğini kanıtladı. Geleneksel gri kumaş pantolonlar eşofman gibi bilekte toplanıp elastikleşmiş, kontrast yama cepli, sade beyaz bir tişörtle bir araya gelmişti. Son ama son derece önemlisi de şu ki Givenchy spor giyimi her koleksiyonuna başarıyla katıyor ve bu sezon göz alıcı beyazlar üzerinde parlayan rengârenk kuş cenneti desenleri de son derece iddialıydı.

Spor tarzlara şık bir dokunuş katma geleneğinin kökleri İngiliz müzik ve moda dünyasının asi çizgisine dayanıyor. 1970’ler Londrasının punk’ları ve 90’ların karizmatik İngiliz sahnesinden, Phoebe Philo ve Christopher Kane gibi isimlerle İngiliz moda endüstrisinin güven tazelediği günümüze kaygısız bir tavır ülkenin kültürel damarını besleyen yaklaşımlardan biri. Bunun gündelik giyimdeki karşılığını merak ediyorsanız H&M’den Giyim İpuçları’na göz atın.